Sena DURU ÂDEM-İ MERKEZİYETÇİLİK
Yazı Detayı
08 Aralık 2020 - Salı 22:05
 
ÂDEM-İ MERKEZİYETÇİLİK
Sena DURU
 
 

Değerli Silivrililer,

 

Hepimizin bildiği gibi 4 Aralık 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile Kavaklı’da bulunan 172 dönümlük arazi özel bir şirkete tahsis edildi.

 

Bu cümlede dikkatinizi çekmek istediğim 3 unsur var:

1- Cumhurbaşkanı kararı ile

2- Özel bir şirkete

3- 172 dönüm arazi

 

Gelin hep birlikte neden bunlara dikkat çekmek istediğimi inceleyelim…

 

Bildiğiniz gibi 16 Nisan 2017 referandumu ile Türkiye Cumhuriyeti’nde yeni bir dönem başladı. Buna gerek anayasa-hukuk reformu denildi, gerekse Türk tipi başkanlık sistemi denildi. Ben ise bu referandumu hangi kategoride gördüğümü üç sene önce yaptığım bir paylaşım ile detaylıca sizle paylaşmıştım… Şu an ise Silivri’nin gündeminde olan bu “tahsis” kararına birçok Silivrilinin hep birlikte tepki gösterdiğini görüyorum!

 

Değerli Silivrililer, burada birlik olup Silivri’nin çıkarları için hep birlikte tepki göstermemiz çok güzel, fakat tepki göstereceğimiz şeyin doğru seçilmesi de oldukça önemli!

 

Planlamasında üniversite ve spor alanı olarak kullanılacağı yazılan, 172 dönümlük dev arazinin, ederinin çok daha düşük fiyatına iktidara yakınlığı ile bilinen bir özel şirkete tahsis edilmesi, bir “Cumhurbaşkanı kararı” ile gerçekleşmiştir! İşte 2017 Referandumunda üstüne basa basa herkese anlatmak istediklerimizin tek tek gerçekleştiğini ve “bana bir şey olmaz”cıların bile bir şekilde etkilendiğini gördüğümüz başkanlık sisteminin nadide bir sonucu!

 

Türk idare teşkilatı ile çok kısa ama bir o kadar da önemli bir bilgi paylaşmak istiyorum sizinle. Türkiye’deki idari birimler “merkezi” ve “yerel” yönetimler olarak ikiye ayrılmıştır. Merkezi yönetim dediğimiz şey, Cumhurbaşkanını ve Bakanlıkları kapsar. Burada bir durup düşündüğümüz zaman, aslında 81 ile sahip bu kocaman ülkenin her bir yerine Cumhurbaşkanının veya Bakanların yetişmesini beklemek gülünç olacaktır. İşte bunun için “yerel” yönetim dediğimiz Belediyeler de devreye sokulmuştur. Türk idari teşkilatında yerel yönetimlere de yer verilmesine “Âdem-i Merkeziyetçilik” de denir.

 

Şimdi… Hepimizin tahmin edeceği gibi bu Adem-i Merkeziyetçilik dediğimiz şey, merkezi yönetimin yani Cumhurbaşkanının tek elden yönetimini de kısıtlar, ki, bence en büyük faydası da budur! Bir ülkede idari teşkilat yerel yönetimlere de ayrıldıysa, o ülkede merkezi yönetimin (Cumhurbaşkanı, Bakanlıklar…) bir baskı aracı olması ihtimali azalmış olur. Hatta bu sistem sayesinde belediyelerimiz “bölgesel çıkarlar” ile çok daha yakından ilgilenebilir, böylece bölgenin ortak çıkarları lehine hareket etmiş olurlar.

Burada hep birlikte düşünmemizi istediğim birkaç sorum olacak!

Silivri Belediyesi’nin bu tahsis işleminden haberi var mıdır? Âdem-i Merkeziyetçilik ile yönetilen bir ülkeyiz ya, belediyelerin söz hakları son derece önemli ya, ondan soruyorum!

 

İdari sözleşmelerin kanunlarda detaylıca düzenlenmesine ve oldukça titiz prosedürlere sahip olmasına rağmen, tüm bunların hiçe sayılarak her gün onlarcası yayımlanan bir Cumhurbaşkanı kararı ile bu arazinin apar topar iktidar yanlısı bir şirkete tahsis edilmesinin sebebi nedir? Nedir bu hukukun arkasından dolanarak geçip, sürekli hukuku yok saymaların sebebi?

 

Ve belki de en önemlisi… “Üniversite ve spor” alanı olarak düzenlenmiş “172 dönüm” arazinin, muallâkta kalacak bir şekilde “yatırım yapacağız biz” gibi muğlâk bir cümleyle özel bir şirkete devri sizin de yüreğinizi sızlatmıyor mu?

Eğer devletin 350 Milyon TL’lik bir araziyi, 345 Milyon TL “indirim” yapıp, yalnızca “4 Milyon TL’ye” satacak kadar (doğru okudunuz!) kadar güçlü bir ekonomisi varsa; aynı ekonomik desteği AVM’leri açık bırakıp esnafın dükkânını kapatarak boğazına kadar borca batan esnaf için de yapmasını temenni ediyorum!

 
Etiketler: Sena Duru, Adem-i Merkeziyetçilik
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı